Değerli Kolejliler,

88 yıl önce bir Cumhuriyet Kurumu olarak kurulan Türk Maarif Cemiyeti’nin Tüzüğünde sorumluluk ve görevleri şöyle sıralanmıştır:

  • Ülke içinde ve dışındaki eğitim merkezlerinde Türk öğrencilere özel yurtlar kurmak ve yönetmek.
  • Maddi olanağı olmayan zeki ve çalışkan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamaları için koşullar dâhilinde destek olmak.
  • Türk çocuklarını yabancı okullara başvurma mecburiyetinden kurtaracak okullar kurmak ve Derneğin amaçları doğrultusunda yayınlar yapmak.

Biz binlerce çalışanımız ve yüzlerce gönüllümüzle, Türk Eğitim Derneği’nin kuruluş amaçlarını bir vasiyet olarak kabul ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kutsal vasiyeti yerine getirirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de tabiriyle “içeride ve dışarıda” bunu engellemeye çalışanlar dün olmuştur, bugün de vardır, yarın da olacaktır. 2008 yılında TED yönetimine cemaatçi iftirası atanlar, dönemin Dışişleri Bakanı’nın çocuğunun adını burs listesine tahrifat yapıp ekleyerek gazetelere servis edenler, resmi tutanaklarda açıkça görülmesine karşı yönetimin 17. Milli Eğitim Şurası’nda katsayı uygulaması ile ilgili tavrını farklı yansıtarak kamuoyunda karalama kampanyası başlatmaya çalışanlar, bugün yine sahnedeler.

18 Ocak 2015 tarihinde şeffaflık ilkemiz doğrultusunda düzenlediğimiz, Sayın Şahin Mengü’nün yönettiği “TED, TED’i Konuşuyor” adlı toplantıda, tüm karalama ve iftiralara tek tek yanıt vermiştik.  Toplantıya çeşitli bahanelerle katılmayıp sosyal medya üzerinden kurumu hedef göstermeye devam edenlerden ve toplantıya katıldıktan sonra “çok düzeyli ve faydalı” olduğunu dile getirerek kendi adına “rasyonel muhalefet” yapılması gerektiği özeleştirisinde bulunanlardan oluşan bu grubun faaliyetleri ibretle izlenmeye değer.

Bu tür kurumlarda kişisel hırslarının önüne geçemeyenlere, kurumu yıpratma amacında olanlar tarafından kullanılan kişilere, her zaman rastlanabileceği kabul edilebilir bir durumdur. Ancak son zamanlarda ülkemizin içinde bulunduğu olağanüstü koşullarda bir Cumhuriyet Kurumunu hedef gösterip el koydurmaya veya kapattırmaya çalışacak kadar ihanet içinde olunabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Sosyal medyada, Türk Eğitim Derneği, TED Ankara Koleji, TED Okulları ve bağlı kuruluşları hedef gösterilerek “kayyum atanması” dahi telaffuz edilebilmiştir. Bu süreçte, sosyal medyadaki iftira ve karalamalar nedeniyle çalıştıkları kurumlarda amirleri tarafından “FETÖcü müsün?” diye sorguya çekilen arkadaşlarımız oldu. Gönül vererek sahip çıktığınız bir sivil toplum kuruluşuna sarf ettiğiniz emekler nedeniyle, çalıştığınız yerde böyle bir konuma düşmenin nasıl bir duygu olacağını tahayyül edebilir misiniz? Böylesine puslu bir ortamda kişisel saplantılarının önüne geçemeyenler ve başkalarının hain emellerine alet olanların TED ismine FETÖcü damgası vuracak kadar alçalmalarını doğru buluyor musunuz?

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDEN BUGÜNE KADAR, TED VE TED’Lİ KURULUŞLARDA ÇALIŞMAKTA OLAN YAKLAŞIK 5.000 KİŞİDEN BİR KİŞİ HAKKINDA DAHİ AÇILMIŞ HERHANGİ BİR SORUŞTURMA BULUNMAMAKTADIR.

Tüm Kolejlilere şunu hatırlatmak isteriz, eleştiriler, öneriler, sorgulamalar ancak ve ancak kurumlarına gerçekten sahip çıkanlar tarafından yapılabilir. Bir gerçek daha var ki; küçük bir grubun iyi niyetli olmayan girişimleri, 88 yıllık kuruma zarar veremez. On binlerce veli ve öğrencimiz, Türk Eğitim Derneği’nin hangi misyon ve ilkeler doğrultusunda eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüğünü herkesten daha iyi bilmektedir.

Bir Cumhuriyet Kurumuna el konulması için fütursuzca, iftira ve yalan kampanyasını sürdüren söz konusu küçük grup hakkında her türlü hukuki işlemlerin başlatıldığını da bildirmek isteriz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine sahip çıkacak gençlerin eğitim aldığı Okullarımıza ve maddi imkânı yeterli olmayan başarılı evlatlarımızın burs sistemine kastedecek kadar gözü kararanlar muhatabımız değildir.

Saygılarımızla,
Türk Eğitim Derneği

 

Yürütülen iftira ve yalan kampanyasının Facebook paylaşımlarından örnekler: